18 Eylül 2016 Pazar

ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ - 7 (URARTU KRALLIĞI)


Urartu Krallığı Anadolunun doğusunda başkentleri Van (Tuşba) olan bir devletti. MÖ 900 ile MÖ 600 yılları arasında hüküm sürmüş, büyük ve özgün uygarlık kurmuştu. Urartu dilinin incelenmesi sonucunda Urartu Krallığı halkının Hurrice konuştuğu anlaşılmıştır. Bu nedenle  Anadolu'nun yerli halklarından Hurrilerin devamı oldukları düşünülmektedir.

Ana Tanrıça Kibele Heykeli


Bir Urartu taş işçiliği örneği... Resim ve motifler Asur sanatı ile benzerlikler taşır... 

Urartu Krallığında halk, hayvancılık ve tarım yapmaktaydı. Krallığın yaptırdığı baraj ve su kanalları yardımıyla Doğu Anadolu'nun sert iklim ve yer yüzü koşullarına karşın tarım ve hayvancılıkta başarılı olmuşlardır. Saray, tapınak, çeşitli anıtsal yapılar, sık kuleli kaleler gibi özgün mimari eserler inşa etmişlerdir. Tapınak ve saraylardaki sütunlu kabul salonları Urartu mimarisine özgüdür.
Hitit ve Asur döneminde çok yaygın olan mühürlere Urartular'da da çokça rastlanır.








Urartu mühürleri hem silindir hem damga şeklinde olabiliyordu.

Üç ayaklı bir sehpa (ya da şamdan) ayaklarına oturmuş aslan heykelleri  fildişi plakalardan
yapılmıştır.  Bunlar, Anadolu'da bu yöntemle yapılmış en büyük aslan heykelcikleridir.

Fildişi Oyma Tanrı Tasfirleri... 

Seramik, ahşap, çeşitli maden işleme sanatlarında son derece güzel eserler bırakan Urartular, canlı renklerle işledikleri çok güzel duvar resimleri de yapmışlardır.


Hayat ağacı ve ona tapınan insanı betimleyen bir duvar resmi...

Urartular Maden işleme ve süslemede de çok ustalaşmışlardı. Özellikle çeşitli hayvan başlarının işlendiği kulplara sahip tunç kazanlar Frig, Batı Anadolu hatta İtalya'ya kadar ihraç edilmiştir. Ayrıca tunç kabartmalı adak levhaları da çok görülür.

Boğa başlı 4 kulbu olan büyük bir tunç kazan...

Kabartmalı tunç kemer ve levha...

Anadolu Medeniyetleri Müzesinde, Urartu krallığına ait buluntular arasında tunç, demir, altın, elektrum maden ürünleri,  süs eşyaları ve toprak kaplar sergilenmektedir.





15 Eylül 2016 Perşembe

ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ - 6 (FRİG KRALLIĞI)


Hitit İmparatorluğu zayıflayıp etkisini yitirirken Ege Göçleriyle Makedonya'dan geldikleri düşünülen Frigler, İmparatorluğu dağıtıp küçük beylikler haline getirdiler. Sakarya kıyısındaki Gordion kenti, Frig krallığının başkentiydi. Ankara, Eskişehir, Afyon, Kayseri - Kültepe, Çorum - Boğazköy - Alacahöyük Frig krallığının egemenliği altındaydı.





Kibele Başı...
Frig Krallığının efsanevi kralı Midas'ı bilmeyen yoktur. Tanrılarla oldukça samimi olan Kralımız, sık sık onlarla yakın olmanın cezalarını çekip durmuştur. Kah dokunduğu her şey altın olduğu için açlık çekmiş, kah Apolyon'un müzikteki ustalığını bir ölümlüden aşağı gördüğü için kulakları eşek kulağına çevrilmiştir.

Frigli asiller ölülerini büyük mezar odalarına koyar üstüne de bir yapay tepe (tümülüs) yaparlardı. Gordion civarında bulunan en büyük tümülüsün Kral Midas'a ait olduğu düşünülmektedir. Mezar odasında ortaya çıkarılan zengin ölü hediyeleri bu görüşü desteklemektedir.

Koç ve Aslan başı işlenmiş törensel içki kapları...
Törensel İçki Kabı

Kemer ve görkemli tokası

Üç Maymun değil Tabii :)

Aslan başlı çok zarif  bir altın bilezik...
Frig Uygarlığı Hititlerden oldukça farklı üsluplar geliştirmiştir. Batı Anadolu tarzı dikdörtgen planlı, taş, kerpiç ve ahşaptan imal edilen megaron adı verilen evlerinin ön cephelerini pişmiş toprak tan motifli levhalarla süslemişlerdir.

Kaz şeklinde bir Frig kutsal kabı ve aynı kabın detaylı işlenmiş baş kısmı...

Frig seramik sanatı da kendine özel bir yapıdadır. Çömlekçi çarkında biçimlendirilmiş kaplar siyah, kahverengi renkli geometrik desenlerle ve hayvan figürlerine süslenmektedir. Ayrıca hayvan figürlü törensel kaplar da çok yaygın görülür.
 Frig Uygarlığı toprak ve metal işleme yanında ahşap işlemeciliğinde de oldukça güzel eserler bırakmıştır.

Aslan-Boğa kapışması...

Midas'ın Mezarından ahşap masa

Ahşap Paravana...

Ahşap Sehpa...

Gordion çevresinde bir çocuğa ait Frig Tümülüsünde bulunan dört atlı, iki tekerlekli savaş arabası modelinin oyuncak olarak yapıldığı düşünülüyor.

Oyuncak Savaş Arabası...


Çift başlı efsanevi yaratıklar...




14 Eylül 2016 Çarşamba

ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ - 5 (HİTİT DÖNEMİ)


Hititler Anadolu'da ilk büyük imparatorluğu kuran halktır. Asur Ticaret Kolonileri Çağının sonuna doğru MÖ 1750 yıllarında Pithana'nın oğlu Anitta şehir devletlerini birleştirerek merkezi Hitit Krallığını kurmuştur.
Çağında Ortadoğu'nun en güçlü üç imparatorluğundan biri olan Hititler, tarihin ilk yazılı barış anlaşmasını yapan ülkelerden bir tanesidir. Bu anlaşma, Kadeş Savaşı sonrası Mısır ile Hititler arasında MÖ 1275 yıllarında yapılmıştır.
Asur'lular Anadolu'dan ayrıldıktan sonra I. Hattuşili, (Hattuşalı anlamına gelir) başkenti Kayseri yakınlarındaki Kültepe Höyüğünde bulunan Kaniş'ten (Neşa), Hattuşa'ya (Çorum yakınlarındaki Boğazköy) taşımıştır. Anadolu'daki bu özgün imparatorluk 550 yıl sonra yıkılana kadar parlak ve özgün bir uygarlık olarak hüküm sürmüştür.


Hattuşa'daki Kral kapısının içeriden görünüşü...
Kapının solundaki tanrı kabartmasının aslı
Çorum Müzesi'nde kopyası Anadolu
Medeniyetleri Müzesi'nde bulunuyor.

Hitit Döneminde damga ve silindir mühürler daha da gelişti... 


Aşağıdaki fotoğrafta görülen büyük vazo bulunduğu yer nedeniyle İnandık Vazosu olarak adlandırılmıştır. Üzerindeki dört bölümde kabartma motiflerle bir düğün töreninden sahneler bulunmaktadır.



İnandık Vazosu'ndan çalgıcıların görüldüğü bir detay...

Bin tanrılı krallık diye anılan Hititler'de metal ve pişmiş topraktan tanrı heykelcikleri çok yaygındı. Ayrıca kayalara, toprak kaplara, tapınak duvarlarına kabartma tanrı tasvirleri yapılırdı. Aşağıda müzede sergilenen örnekleri görüyorsunuz.
   



Aşağıda aynı zamanda baş tanrı olan Fırtına Tanrısı Teşup'un iki boğasını temsil eden törensel kaplar...

Teşup'un kutsal boğaları Hurri ve Şerri Hitit sanatında çok işlenen konulardır.
Kutsal boğalar gece ve gündüzü temsil eder. 

Hitit seramik sanatından bazı örnekler:








12 Eylül 2016 Pazartesi

ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ - 4 (ASUR TİCARET KOLONİLERİ ÇAĞI)


Asur Ticaret Kolonileri Çağı Anadolu için tarihin başladığı çağ olarak anılır. O çağda Anadolu, geç Hatti şehir krallıklarının hüküm sürdüğü bir yerdi. Asurlular İÖ 1950 yıllarında (İÖ 20. YY) Anadolu'da geniş bir ticaret ağı kurdular. Bu Anadolu'yu yazıyla tanıştırdı ve Anadolu'nun yazılı tarihini başlattı.

Bkn: http://tarihtenfotograflar.blogspot.com.tr/2012/08/anadolu-tarihinin-basladg-yer-kanis.html

Asur ile Kaniş arasındaki anlaşma metni... Çivi yazısı...


Eşek kervanlarıyla getirdikleri kalay, dokuma, kumaş, koku ve süs eşyasını satıp, karşılığında altın - gümüş eşyalar alan bu barışçı insanlar, kentlerin yakınlarında kurdukları pazarlarda (karum) yerleştiler. Kent yöneticilerine vergi veren ve ekonomiyi canlandıran Asurlu Tüccarlar karşılığında korunma sağladılar. Anadolu'da 20 kadar karum içinde en ünlüsü, Kayseri'ye 20 km mesafedeki Kültepe'de yer alan Kaniş kentinin, eteklerindeki Kaniş Karumudur.

Çivi yazısı dışında halkın anlayacağı  resimli yazı olan Hiyeroglif de bu dönem kullanılmaya başlandı.


Müzenin bu bölümünde Kaniş-Karum'u günlük yaşamından
ilgi çekici interaktif bir gösteri sunuluyor. 


Anadoludaki 20 kadar Asur Ticaret Kolonisi Kaniş Kenti Karum'una bağlıydı.














Asur Ticaret Kolonileri çağı, Anadolu'da Orta Tunç Çağına karşılık gelmektedir. Bu dönem aynı zamanda Hititlerin ortaya çıktığı çağdır. 

Bu çağda, Asur ülkesinden gelen silindir
ve damga mühürler de yaygınlaşmıştır.
Asurlu tüccarlarca getirilmiş ve
Kültepe'de bulunmuş bir deniz kabuğu...

Bu çağda toprak kaplarda çömlekçi çarkı yaygınlaşmış, toprak eşyaların kalitesi ve şıklığı artmıştır. Gaga ağızlı testiler, çok kulplu kaplar, çaydanlıklar krem zemin üzerine kırmızı, siyah ve kahve renkli geometrik desenlerle süslenmiştir.

Dönemi yansıtan çeşitli eşyalar...

Döküm balta ve kalıbı...





























Kabartmalı, çok kulplu büyük bir kap
Kültepe'de bulunan eşyalar Asur Tüccarlarının, ticari mallar dışında yazının, mühürlerin, ticari kuralların ve kültürlerin de paylaşılıp gelişmesine katkı sağladıklarını gösterir. 

Sandal biçimli törensel kap... Sümer uygarlığına ait dini ritüellerde kullanılan
kutsal sandalı temsil ediyor.