Akropoldeki arkaik tapınak...
Teos Akropol...
Dionysos Tapınağı
Tiyatro
Bouleuterio (Şehir meclisi binası)
Antik Liman...
Teos Antik kenti İzmir'in güneyinde İyonya diye anılan bölgede yer alan önemli kentlerden biridir. İyon birliğinin 12 üyesinden biriydi. Kentin kalıntıları Seferihisar'ın Sığacık mahallesinin 2 km uzağında yer alır. Kocakır Tepesinde kentin Akropolu ve akropolün içinde arkaik dönemden kalma bir tapınak bulunur. Kentin yakınında Karagöl denilen bölgede o dönemden kalma mermer ocakları ve yarım kalmış sütunlar görülebilir. Kentin en görkemli tapınağı, şarap, yaşama sevinci, coşku ve mutluluk tanrısı Dionysos'a adanmıştır. Tapınak 6x11 sütunludur ve İon düzeninde yapılmıştır. Kentin bu gün en sağlam kalmış yapısı Bouleuterion'dur. Bu binanın şehrin politik toplantıları yanında, müzik konserleri (odeon), tiyatro ve gymnasium sınavları için kullanıldığı sanılmaktadır. Teos önemli bir liman kentiydi. Kentin kuzeyinde ve güneyinde iki limanı vardı. Kuzey limanı bugünkü Sığacık'tadır. Güney limanı ise şimdi Kocaçay adını taşıyan çayın denize ulaştığı azmak bölgesindedir. Buradaki antik limanda rıhtım, gemi bağlama yerleri ve liman binalarının temelleri görülebilmektedir.
23 Mart 2012 Cuma
22 Mart 2012 Perşembe
Aydın Müzesi
Aydın İli Büyük Menderes havzasının büyük bölümünü barındırır. Antik çağlardan beri gerek iklim gerek yeryüzü şekilleri gerekse büyük alüvyon ovaları yaratmış Menderes (Meandros) nehri ve kollarının etkisiyle insan yerleşimleri için son derece çekici olmuştur. Kıyı kesimleri MÖ 1000 yıllarından itibaren İyonya olarak anılmıştır. Milet, Didim, Prien, Pygale, Mysus, Tralles, Nysa, Afrodisyas, Alinda, Alabanda gibi dünyaca ünlü antik kentler ve iyon birliğinin toplantı merkezi Panionion il sınırları içinde yer alır. Dolayısıyla Aydın Müzesi için çok fazla beklenti ortaya çıkabilir. Ancak müze küçük ve mütevazi bir müze...
Fotoğraflarda üstte, müzede sergilenen küçük eserlerden bir kolaj... Fotoğrafın en solunda Kuşadası'ında bulunmuş sürpriz bir eser, Hitit'lerin en büyük tanrısı, Fırtına Tanrısı Teşup'un 10-12 cm boyunda bir heykelciği görülüyor.
Alttaki kolaj bahçedeki büyük mermer eserlerden bir seçme görülüyor. Kolajın en üstünde yer alan eseri hatırlayacaksınız. Magnesia Çarşı Bazilikası'ndan getirilen ortadaki kabartması çalınmış eserin orjinali...
http://tarihtenfotograflar.blogspot.com/2012/03/magnesia-ad-meandrum.html
15 Mart 2012 Perşembe
Magnesia ad Meandrum
Türkiye'de iki tane Magnesia vardır. Biri bugün Manisa adına almış olan şehrimizdir. Buraya eskiden Spil dağının yanındaki Magnesia anlamına gelen, Magnesia ad Sipylum denirdi. Diğer Magnesia, Menderes nehrinin yakınındaki anlamına gelen, Magesia ad Meandrum olarak tanınır. Meandros (Menderes) Ege bölgesinin en büyük nehridir. Taşıdığı alüvyonlarla Latmos körfezini doldurmuş, Söke ovasını oluşturmuş, Bafa Gölü'nü bir koy iken göl yapmış, tarihin en önemli liman kentlerinden Milet'i ve güzel Prien limanını kilometrelerce kıyıdan uzaklaştırmıştır.
Magnesia kentini Yunanistanın Tselya bölgesinden gelen Magnet'lerin kurduğu söylenir. Şu anda fotoğraflarını gördüğünüz kent ikinci yerleşimdir. Birincinin yeri bilinmemektedir.
Üstteki fotoğrafta muhteşem bir yapı olan Artemis Tapınağının kalıntıları görülüyor. (Anıtsal kapısı yerde yeniden oluşturulmuş.)
Alttaki kolajda; solda yıkık Çerkez Musa camisi ve müslüman mezarları görülüyor. Ortada iyon başlıklı sütunların altında yine muhteşem bir eser var. Homeros'un Odiseus Destanından esinlenmiş kabartmalar... Kabartmalarda tam ortada Odiseus'un adamlarını yiyen tek gözlü canavar bulunuyordu. Çarşı Basilikasındaki bu eser bir gece kesilerek çalındı. (Ben çalınmadan önce fotoğrafını çekmiş ve bir yardımcı ders kitabında yayımlatmıştım ama malesef orjinal fotoğraf elimde yok)
http://www.kultur.gov.tr/TR/belge/1-41871/eski2yeni.html
12 Mart 2012 Pazartesi
Klaros Apolyon Mabedi ve Kehanet Merkezi
(diğeri Didim http://tarihtenfotograflar.blogspot.com/2010/01/didim.html )
Fotoğraflarda üstte Apolyon mabedinin panoramik görüntüsü...
Alttaki kolajda; sağda Apolyon; Artemis ve Leto'nun 8 m yükseklikteki kült heykelleri, üstte yıkılmış bir sütun ile Apolyon büstü, Altta Homeros büstü, Leto? heykelinin gövde kısmı, Mabedin makedi ( 6 x11 sütunlu ve İyonya'da inşa edilmiş tek Dor tarzı mabettir), Sağda ayakta kalmış iki sütun görülüyor.
http://edebiyat.ege.edu.tr/bolumler/arkeoloji/KlasikWEB/Projeler/klaros.htm
http://tr.wikipedia.org/wiki/Klaros
12 Kasım 2011 Cumartesi
İnce Minareli Medrese - Konya
Konya Alaeddin Tepesinin batısında 1264 yılında Vezir Sahip Ata tarafından yaptırılan bu zarif selçuklu eseri şu anda ahşap ve taş eserler müzesi olarak hizmet vermektedir. Minaresinin ilk şerefesinden yukarısı yıkılmıştır.
Kolajda ortada 1964 yılında Mahmut Akok tarafından yapılmış röleve fotoğrafında medresenin yapıldığı çağlardaki görkemli durumu görülmekte.
Fotoğrafın solunda ahşap, sağında taş eserlerden seçmeler yer alıyor. Ahşap eserler oyma kapı, pencere pancuru, oyma ve boyalı tavan göbekleri son derece güzel ve zevklidir. Taş eserler arasında üstteki kuyruğunda da bir başı olan ejderha, altta sığır avlayan aslan, insan başlı kuş, ortada kabartma çift başlı kartal ve kanatlı melek rölyefleri özellikle dikkat çekmektedir...
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nce_Minareli_Medrese
Kolajda ortada 1964 yılında Mahmut Akok tarafından yapılmış röleve fotoğrafında medresenin yapıldığı çağlardaki görkemli durumu görülmekte.
Fotoğrafın solunda ahşap, sağında taş eserlerden seçmeler yer alıyor. Ahşap eserler oyma kapı, pencere pancuru, oyma ve boyalı tavan göbekleri son derece güzel ve zevklidir. Taş eserler arasında üstteki kuyruğunda da bir başı olan ejderha, altta sığır avlayan aslan, insan başlı kuş, ortada kabartma çift başlı kartal ve kanatlı melek rölyefleri özellikle dikkat çekmektedir...
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nce_Minareli_Medrese
9 Kasım 2011 Çarşamba
ALAATTİN CAMİİ, KILIÇASLAN KÖŞKÜ, SELÇUKLU SULTANLARI TÜRBESİ
II.Kılıçaslan Köşkü; Alaeddin köşkü olarak da anılan köşk kalıntısı beton bir şemsiyeyle korumaya alınmıştır. Alaeddin tepesinin eteklerindedir. Sultan II. Kılıçaslan tarafından eski iç surlar üzerine 1190 yılında Seyran Köşkü olarak yapılmış, Sonra I. Alaeddin Keykubat tarafından genişletilmiştir.
Konya'nın Anadolu Selçuklu Devleti devrinden kalan en eski camiisidir. Alaedin Tepesi olarak anılan bir höyük (yapay tepe) üzerinde bulunmaktadır. Sultan Rükneddin Mesud zamanında inşaatı başlanmış, II. Kılıçaslan (1156-1192) devrinde inşaat devam etmiş, Sultan Alaeddin Keykubad döneminde 1221 yılında tamamlanmıştır. İçeride Bizans ve klasik devirlere ait 41 taş ve mermer sütun bulunur.
Camiinin minberi abanoz ağacından birbirine geçme (kündekari) yöntemiyle 1155 yılında Ahlat'lı Mengum Berti tarafından yapılmıştır. Zamanının ahşap işlemeciliğinin en güzel örneklerindendir. Mihrap çinilerle süslüdür. Mihrap ve kubbelerin çinileri kısmen orjinaldir.
Alaeddin Camisinin avlusunda sekizgen çatılı büyük bir türbe yer alıyor. İçinde tam sekiz Selçuklu Sultanının kabri var. Anadolu Selçuklu Sultanları baba ve dedeleriyle aynı türbeye gömülmeyi seçmişler... Bu zarif türbede çinilerle kaplı sandukalarının altında yatıyorlar...
Konya'nın Anadolu Selçuklu Devleti devrinden kalan en eski camiisidir. Alaedin Tepesi olarak anılan bir höyük (yapay tepe) üzerinde bulunmaktadır. Sultan Rükneddin Mesud zamanında inşaatı başlanmış, II. Kılıçaslan (1156-1192) devrinde inşaat devam etmiş, Sultan Alaeddin Keykubad döneminde 1221 yılında tamamlanmıştır. İçeride Bizans ve klasik devirlere ait 41 taş ve mermer sütun bulunur.
Camiinin minberi abanoz ağacından birbirine geçme (kündekari) yöntemiyle 1155 yılında Ahlat'lı Mengum Berti tarafından yapılmıştır. Zamanının ahşap işlemeciliğinin en güzel örneklerindendir. Mihrap çinilerle süslüdür. Mihrap ve kubbelerin çinileri kısmen orjinaldir.
Alaeddin Camisinin avlusunda sekizgen çatılı büyük bir türbe yer alıyor. İçinde tam sekiz Selçuklu Sultanının kabri var. Anadolu Selçuklu Sultanları baba ve dedeleriyle aynı türbeye gömülmeyi seçmişler... Bu zarif türbede çinilerle kaplı sandukalarının altında yatıyorlar...
5 Kasım 2011 Cumartesi
Karatay Medresesi Çini Eserler Müzesi
http://tr.wikipedia.org/wiki/Karatay_Medresesi
Müzede sergilenen en güzel eserler Beyşehir Gölünün batısındaki Selçuklu saray kompleksi Kubat-Abad'ta bulunmuş çiniler. İki değişik teknikle yapılmış çiniler haç, yarım haç, kare ve sekiz köşeli yıldız biçimindedir. Üzerinde bitki, hayvan, mitolojik yaratıklar ve insan motifleri yeralmaktadır.
http://www.habitat.org.tr/index.php?option=com_content&view=category&layout=blog&id=50&Itemid=68
4 Kasım 2011 Cuma
Carullah Bin Süleyman Külliyesi - Kula Yunus Emre Köyü
Manisa'nın Kula ilçesi çok ilginç doğa ve tarih yapıtlarına sahiptir. Ülkemizin en genç volkanik bölgesi olması dolayısıyla birçok volkan konisi ve geniş lav katmanlarıyla tarihte Katakekaumene (Yanıkülke) olarak anılırdı. Ayrıca iç batı anadolu eşiğinde yer alan ilçede peri bacaları da bulunmaktadır.
http://memreozlem.blogspot.com/2010/09/kula-bir-volkan-konisi.html
http://memreozlem.blogspot.com/2010/09/kula-divlit-tepe.html
http://memreozlem.blogspot.com/2010/09/kuladokya.html
Batı anadolu özgün mimarisinin örnekleri olan eski evlerin sıralandığı dar sokakları sizi tarihin içine çeker.
Kula'da görülecek yerlerden biri de Yunus Emre Köyü'dür. Türkiye çapında Yunus Emre'nin birçok mezarı bulunmaktadır. Bunlardan biri de Kula'ya 21 km mesafedeki Yunus Emre Köyündeki türbedir. Türbenin içinde aslında Taptuk Emre ve akrabalarının yattığı söylenen mezarlar vardır. Türbe önünde uzun bir mezar daha yer almaktadır ki burada yatanın Yunus Emre olduğu bir şiirine dayanılarak iddia edilmektedir.
Köyün eski camisi, Carullah Bin Süleyman Camii, bence ülkenin en ilginç camilerinden birisi... Bundan 8-10 yıl önce gittiğimde kapısı kilitliydi, imamı bulamamış ve içeri girememiştim. Bu yıla kadar aklımdan çıkmadı ve yeniden giderek köy kahvesindeki hacı amcaya "Yiğenim camiyi satın mı alacan?" dedirtecek kadar çok fotoğraf çektim...:)
Şu anda yalnızca çeşme ve caminin sağlam kaldığı yapı topluluğu, Carullah Bin Süleyman tarafından eski Taptuk Emre dergahının üzerine cami, çeşme, hamam, dergah ve silahhaneden oluşan bir külliye olarak 1548 yıllarında yapılmış. En üstteki iki fotoğrafta minaresi ve dıştan son cemaat yeri görülen caminin asıl özelliği duvar resimleri..
Alttaki resimlerde sırasıyla kubbe, mihrap ve doğu duvarında yer alan duvar resimleri görülüyor. Çeşitli çiçekler, binalar, yeldeğirmenleri, yelkenliler, ağaçlar, üzüm salkımları, avize ve vazolar gibi bir çok nesne kök boyalar kullanılarak duvarlara işlenmiş. Resimlerin Anadoluda adı bilinen 3 duvar ressamından biri olan Şeyhzade Abdurrahman Efendi tarafından 1808 ile 1821 yılları arasında yapıldığı camideki kitabesinden anlaşılmaktadır.
22 Ekim 2011 Cumartesi
Alacahöyük Hitit Barajı
Alacahöyük antik kentinde Tanrıça Hepat'a ithaf edilen baraj M.Ö. 1240'lara tarihlendiriliyor. Tarım arazilerini sulamak ve içme suyu sağlamak amacıyla kullanılan eser, yaklaşık 150 metre uzunluğunda bir bente sahiptir. Barajın Hitit Kralı Tuthalia tarafından, Anadolu'da yaşanan büyük kuraklığın ardından yaptırıldığı biliniyor. Derinliği farklı noktalarda beş metreye kadar ulaşan baraj, aynı döneme tarihlenen diğer örneklerinden farklı olarak yeraltı suyuyla besleniyor ve su kaynağı kendi havzasının içinde bulunuyor. Barajın açığa çıkarılan kısmında iki kanal, bir havuz ve üç heykel kaidesi bulunmuştur. Yaklaşık üçte ikisi dolan barajda bugün 2 milyon 500 bin metreküp su tutulmuş durumdadır. (Wikipedia)
Alacahöyük Müzesi
Fotoğraf, zarif ve çok renkli figürlerle süslü seramik eşyalar, seramik duvar panoları ve kabartmalı tuğlalardan hazırlanmış bir kolaj...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








.jpg)
















