5 Ekim 2010 Salı

Güzelyurt (GELVERİ) Kilise Camii


Aşağı Mahallede bulunan cami 1924 yılında mübadeleden sonra çan kulesi minareye çevrilerek cami yapılmıştır. Asıl yapı Aziz Gegorius kilisesi olarak Bizans İmparatoru Theodoslus tarafından MS 385 yılında yaptırılmıştır. Bahçesinde merdivenle inilen derin bir ayazma bulunmaktadır.

Kilisenin yapıldığı 385 yılından sonra önemli değişikler geçirdiği anlaşılmaktadır. En önemli değişik ise 1835 yılındaki restorasyon sırasında olmuştur. Aya Grerorios kilisenin tamiri için İstanbul ‘ da yaşayan Rumlar tarafından saraya yapılan baskılar sonucu 1834 yılında bir ferman çıkarılarak, özel izin alınmıştır. 1835 yılında kilisenin plan şemasında büyük değişiklikler yapılmış ve kapalı Yunan Hacı tipinden.3 nefli, kubbeli bazllika tipine geçilmiştir.
http://www.aksaray.bel.tr/guzelyurt.aspx 

4 Ekim 2010 Pazartesi

Kula Zafer Okulu

Okul Rumlardan kalma iki katlı bir mimari sanat eseri. Şu sıralar harabe görünümünde... Ancak Kula Belediyesi Web sitesinde bildirildiğine göre röleve planı yapılmış ve restorasyon çalışması başlamış... Restorasyon tamamlandığında Anadolu Güzel Sanatlar lisesi olacakmış...
Okulun benim için özel bir önemi daha var:
Dedem Hasan Tahsin 1919-20 yıllarında bu okulda öğretmenlik yapmış. Annem Belkıs, bu sırada Kula'da doğmuş. Yunan işkali sırasında (28 Haziran 1920) dedem, ailesini toplayıp Konya Beyşehir yolundaki Kızılören Köyü'ne kaçmış. Muallimliğe orada devam etmiş.İkinci kızı Adile Teyzem de orada doğmuş. Kurtuluştan sonra hemen Tire'ye dönmüş.

26 Eylül 2010 Pazar

Akşehir Nasrettin Hoca Anıtı ve Türbesi

Nasrettin Hoca Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinin Hortu köyünde 1208 yılında doğdu, Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun’dur. Önce Sivrihisar’da medrese öğrenimi gördü, babasının ölümü üzerine Hortu’ya dönerek köy imamı oldu. 1237′de Akşehir’e yerleşti. 1284 yılında öldü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. 
Nasreddin Hoca bir halk bilgesi olup, Türk folklorunun en önemli fıkra kahramanıdır. İlk Nasrettin Hoca hikâyesi 1480 tarihli Saltukname adlı eserde yazıya geçirilmiştir. Bazı fıkralarında söz edilmesine karşın Selçuklu devrinde yaşamış olan Hoca Timur Han ile karşılaşmış olamaz. 
Fotoğraflarda Akşehir'deki heykeli, heykel kaidesinde yer alan "Ye kürküm" fıkrasından esinlenmiş bir rölief, mezarı ve türbesi  görülmektedir.


25 Eylül 2010 Cumartesi

YALVAÇ - ANTİOCHEİA ANTİK KENTİ (PİSİDİA ANTAKYASI)





Pisidia bölgesi, Büyük İskender'in generallerinden Seleukid Hanedanı kurucusu I. Seleukos Nikator'un eline geçince bölgedeki yerli halk üzerinde egemenliği sağlamlaştırma düşüncesiyle, stratejik öneme sahip yerlerde 60 kadar şehir kurdurmuştur. Bu şehirlerden 16 tanesi, Seleukos'un babası Antiokhos'un adıyla anılmaktadır ki, Pisidia'daki Antiocheia da bunlardan birisidir .

Üstteki panoramik fotoğraf kentteki görkemli Augustus tapınağıdır. Alttaki fotoğraflardan soldan ikincisinde 16 km öteden kente su taşıyan ünlü su kemerinin ayakta kalan kısmı görülmektedir.

24 Eylül 2010 Cuma

Uşak Müzesi

Uşak Müzesi, Karun Hazinelerinin sergilendiği müze.  M.Ö.560 ile 546 yılları arasında Lidya kralı olan Kroisos (Karun) dönemine ait bu altın ve gümüş eserler Uşak-Güre Köyü yakınlarındaki tümülüslerden kaçak hazineciler tarafından 1960'lı yıllarda çıkarılarak kaçırılmıştı. ABD Metropolitan müzesinde ortaya çıkan paha biçilmez hazine 1993 yılında ülkeye getirilerek Uşak müzesinde sergilenmeye başlandı.
Yanda fotoğrafı görülen hazinenin en güzel parçalarından kanatlı at broşu müzede sergilenmekteyken yerine sahtesi konularak yeniden çalındı. Sahtesi sergilenmeye devam ediliyor... Bu küçük som altın broş gerçek bir sanat eseri sahte bile olsa çok güzel...
Lidya krallığının son yöneticisi olan Kroisos, ki araplar onu KARUN olarak bilirler, çağımızda bile zenginliğin örneği olarak söylenir. Lidya devleti, başkent Sardes'in Büyük Keyhüsrev ya da Kiros adıyla bilinen Pers kralının ordularınca fethedilmesi sonucu yıkılmış ve Kroisos esir edilmiştir.

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Göreme Açık Hava Müzesi


Nevşehir'e 13 km. uzaklıkta ve Göreme kasabasının 2 km. doğusunda yer alan bir kaya yerleşim yeridir. M.S. 4. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar yoğun bir şekilde manastır hayatı yaşanmıştır. Hemen her kaya bloğunun içinde kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve oturma mekânları mevcuttur. Bugünkü Göreme Açık Hava Müzesi manastır eğitim sisteminin başlatıldığı yer olarak kabul edilir. Soğanlı, Ihlara, Açıksaray aynı eğitim sisteminin daha sonraları görüldüğü yerlerdir.
Kiliseler, 2 tür teknikle boyanmıştır. Birincisi, doğrudan doğruya kaya yüzeyi düzeltilerek üzerine yapılan boyama; ikincisi ise, kaya üzerine yapılan secco (tempera) ve fresko tekniği ile yapılan boyamadır. Kilisede işlenen konular İncil ve Hz. İsa'nın hayatından alınmıştır.
Göreme Açık Hava Müzesi'nde Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basil Kilisesi, Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise bulunmaktadır.
http://www.nevsehirkulturturizm.gov.tr

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Ürgüp Müzesi

Ürgüp Müzesinden seçmeler...
Küçük bir müze ama giderseniz gezmeyi ihmal etmeyin...
İçanadoluda yer almasına karşın çevrede bulunmuş deniz canlısı fosilleri ve fosilleşmiş mamut dişleri de sergileniyor.

11 Temmuz 2010 Pazar

Atçalı Kel Memed Efe


1829'da Kuyucak'ta başlayan Kel Memet'in önderliğindeki Aydın ayaklanması bir halk ihtilali özelliklerini taşır... Osmanlı İmparatorluğu'nun girdiği savaşların vergi yükünden bunalan halka bu vergiyi kaldırdığını ilan etmiş, mültezimlerin, voyvodaların ve zabitlerin halktan keyfi olarak topladıkları vergileri kaldırmıştır... hükümetten serbest ticaret ve tarımın korunmasını, kanunların değiştirilmesini, daha eşit kanunlar yapılmasını ve askerliğin yeni esaslara bağlanmasını istemiştir... İlk ayaklanmasında Aydın mütesellimi ve yanındaki adamlarıyla girdiği çatışmalar hariç, diğer kasabalarının hiç birisinde ona karşı silah atılmamıştır. Aksine, adamlarıyla birlikte bu kasabalara birer kurtarıcı gibi girmiştir. İdaresi altında bulunan yerlerde halkının malına, canına ve ırzına saygı göstermiştir. Seyahat hürriyetine engel olmamıştır. Zulmü ve adaletsizliği ortadan kaldırmak, yeni bir düzen kurmak için çalışmıştır.
(Wikipedia)
Çok sevilen Efe hakkında çok değişik söylenceler vardır. Aydın'ın en ünlü derebeylerinden mültezim Arpazlı ailesinin yanında çalışan Kel Memed'in beyin kızına aşık olduğu ve istettiği rivayet olunur. Elbette bu girişim hakaret ve alaylarla karşılanır. Bey; "Ülen çulsuz, Aydın'a vali ol da öğle gel." diyerek onu kovalar. Sonuçta osmanlıya karşı ayaklanmayı başlatan Kel Memed Efe kendini Aydın Valisi ilan eder ve mührünü bastırır. "Vali-i vilayet, hademe-i devlet, Atçalı Kel Memed"
Arpazlı kızını verdimi bilinez ama Osmanlı Devleti, ihtilali -kendi halkına her zaman yaptığı gibi- oldukça kanlı bir şekilde bastırır, Atçalı Kel Memed'i de asar. Buna karşı Aydın halkı onu efsaneleştirmiş ve unutmamıştır...
Fotoğrafını gördüğünüz anıtı, Atça Beldesinin girişindedir. Anıt duvarında yazılan ona ait bir başka söylencenin ifadesidir. Bence bu Atçalı'nın kişiliğini yansıtan ilginç bir öykü. Kel Memed, ayaklanma sırasında yalağı (teknesi) olmayan bir çeşmenin yanından geçer ve oraya bir tekne yapılmasını emreder. Çeşmenin üzerine de; "Su elin, Çeşme elin, Tekne Atçalı Kelin" yazdırır. Böylece hem adı kitabede yer almış, hem suyu ve çeşmeyi sahiplenmemiş hem de kitabe kafiyeli -ve bence çok sevimli- olmuştur... :)

Aksaray Müzesi

Konya Aksaray, Niğde Aksaray derken artık Aksaray
Aksaray ili oldu. Pırıl pırıl 68 numaralı İlimiz.
Kapadokyanın giriş kapısı ve harika bir müzesi var

Soldaki fotoğrafta müzede sergilenen eserlerden oluşturduğum bir kolaj görüyorsunuz. Sağdakinde ise müzede sergilenen mumyalardan örnekler var. Üstte iki bebek, altta bir kedi mumyası yer alıyor. Ortada ise mumyaların giysilerinden bir kumaş parçası görülüyor. Mumyaların Mısır'dan farklı bir teknikle ve Bizans döneminde yapıldığı biliniyor

9 Temmuz 2010 Cuma

Konstantin - Eleni Kilisesi







Ürgüp Mustafapaşa Beldesinde yer alan kilise, 1729 yılında ibadete açılmış. Halkın çoğunluğunu oluşturan Ortodoks Rumlar 1923 den sonra mübadele ile yurtlarından koparılıp yaban ellere (Yunanistan) gönderilince yerlerine Yunanistan'dan getirilen Müslüman Türkler yerleştirilmiş.
Asıl adı Sinasos olan Mustafapaşa'daki Konstantin-Eleni kilisesi ziyarete açık ve sağlam durumdadır. 2010 yılı haziran ayında Patrik Bartholomeos'un yönettiği büyük bir ortodoks ayini yapılmıştır.

Kapısındaki kitabesinde kilisenin ağzından yazılmış şekilde şu ifadeler yer alır:

Putperestlerin takipcisi, pek mukaddes kırallar mümin Konstantin ve Eleni’nin mabediyim. Sultan Ahmet zamanında kısmen inşa edildim. Sultan Abdülmecid zamanında da gerektiği gibi süslendim. Meşhur Pasios’un başrahipliği zamanında ise Sinososlular cemaatinin mücadele ve harcamaları ile temellerden inşa edildim 1729’da. 1850’de ise tamir edildim.

Günümüzde Küçük Asya Araştırmaları Merkezi’nde bulunan, 6-16 Mart 1849 tarihli, o zaman Sinasos’un idari açıdan bağlı bulunduğu Gülşehir (Aravissos) Kadısı İsmail Bey’e gönderilen bir fermanda kilisenin, ilk kurulduğu dönemdeki görüntüsünün korunması şartıyla onarımına izin verildiği belirtilmiş ve onarım sırasında denetlenmesini emredilmiştir.

Ayrıntılar için: http://www.edebiyatdergisi.hacettepe.edu.tr/index.php/EFD/article/viewFile/591/420