23 Ekim 2015 Cuma

KAPADOKYA SERAMİK MÜZESİ - GÜRAY SERAMİK







Nevşehir'in Kızılırmak kıyısındaki güzel ilçesi Avanos, toprak ve seramik sanatı ile ünlüdür. Kapadokya gezisi, Avanos'tan bir kaç seramik hediyelik almadan, hatta bir dükkanda tezgaha oturup biraz yamru yumru da olsa bir çamur şekillendirmeden olmaz.

Çömlekçilik MÖ 5000 yıllarına dayandırılan en eski sanatlardan biridir. Avanos'un çömlekçiliği Hititler dönemine kadar uzanmaktadır. (MÖ 1900-1600).

Avanos'ta kuşaklar boyu seramik işiyle uğraşan Güray ailesi yakın zamanda bir seramik müzesi oluşturdu.





Ziyaretçinin boyuna erişmek için (!)
sehpaya çıkmış bir vazo.... :)
Müze, tescilli çok eski eserler yanında, yeni ve imzalı eserleri de barındırıyor. Aynı zamanda kafeterya, sergi salonu, satış salonları ve seramik çamurundan bir şeyler yapmayı deneyebileceğiniz atölyeleri de bulunuyor.

Müzenin belki de en önemli özelliği yer altında kayaya oyulmuş olması. Bu değişik bir atmosfer yaratıyor ve ısı izalasyonu nedeniyle rahat bir gezme ortamı sağlıyor.

Sergi Salonu



Müzedeki eserlerden bir seçme
İlginç motifli bir yağ kandili

Geleneksel mitolojik canavarımız :) ŞAHMERAN
ve bir baykuş..
.


Tarihi seramik buluntular...



8 Ekim 2015 Perşembe

ORTAHİSAR KAPADOKYA


Ortahisar, Nevşehir'e 12, Ürgüp'e 8 km uzaklıkta tarihi ve turistik bir kasabadır. Tarihi Hititlere kadar dayanır. 86 metre yüksekliği ile bölgenin en büyük peri bacası olan kalesi ile ünlüdür. Kavak Köyünden başlayan İbrahimpaşa'dan geçerek Ortahisara ulaşan Balkan Deresinin  hemen yanında yükselen görkemli bir kaya olan Ortahisar Kalesi. Hititlerden bu yana insanlar tarafından oyularak çeşitli mekanlar oluşturulmuştur. Eteklerinde yer alan tarihi evler sanki kalenin bir parçasıymış ve yüceltiyormuş gibidir.
Kalenin arkasında yer alan tarihi evlerden biri.

Arkasını kayaya yaslamış iki katlı bir eski ev.
Muhtemelen içinde kayaya oyulmuş odalar bulunuyor.

Ortahisar'da da restore edilmiş eski evlerden yapılmış otel ve turistik tesisler vardır.

Kayaya oyulmuş özel motiflerle süslenmiş bir güvercinlik.
 Bu motifler güvercinliğin sahibini (ve sahibinin zevkini) belli ediyor.
Restore edilerek turizme kazandırılmış bir ev














Ortahisar Beldesi'nde Tarihi evler dışında bir çok tarihi kilise de bulunur. Bu blogta da görebileceğiniz Balkan Kilisesi, Hastane Manastırı, Tavşanlı Kilise, Sarıca Kilise ve Pancarlık Kilisesi bunlardan bir kaçıdır.

Balkan deresi Ortahisar'dan  geçtikten sonra Ürgüp'e ulaşır. 


UÇHİSAR KALESİ - KAPADOKYA


Güvercinlik vadisi ve Uçhisar Kalesi

Uçhisar Nevşehir'den 5 km uzaklıkta tarihi ve turistik bir beldedir. Kapadokya'ya özgü peri bacaları ve güvercinlikler ile dolu Güvercinlik Vadisi ve Kalesi ile ünlüdür.

Kaleye girildiğinde zirveye çıkarken bir çok oda, koridor ve geçitten geçilir. Oldukça rahat çıkılabilen çok basamaklı merdivenlerle zirveye ulaşılır. 1950 ye kadar yerleşilen bir yer olduğu için yeni oyulmuş odalar, güvercinlikler görürsünüz. Zirveye çıkana kadar manzara genişler ufkunuz 60-70 km uzaktaki Erciyes'e kadar genişler. Zirveden Göreme, Çavuşin, Paşabağı, Ortahisar ve Kızılırmak kıyısının güzel ilçesi Avanos gözlerinizin önüne serilir.




 
Cesur bir turist !
Zirvede Roma dönemine tarihlenen üç kaya mezarı vardır. 
Kaleden aşağı bakış

Uçhisar evleri

Kalenin eteklerinden itibaren özgün mimarisi korunarak restore edilmiş bir çok otel, kafe,  restoran ve turistik eşya satış yerleri bulunur.
Kapoadokya'dan kuru yemiş alınır.
Özellikle kabak çekirdeği...

Hediyelik eşya dükkanı özgün taş mimarisiyle müşterilerini çağırıyor  

Roma döneminde kale savunma ve gözetleme amaçlı kullanılmıştır. Daha sonra yakın zamana kadar ev, depo, ambar gibi sivil yapılar olarak insanlara yararlı olmuştur. Şimdi ise Kapadokya'nın güzellikleri ve renklerini izlemek üzere turist çekmektedir. Özellikle gün batımına yakın zirvede olmak doyumsuz manzaraya bakmak çok güzeldir. 









4 Şubat 2015 Çarşamba

ÇATALHÖYÜK; İLK KENT - İLK YERLEŞİM - İLK UYGARLIK

Konya iline bağlı Çumra ilçesi yakınlarındaki Çatalhöyük, ülkemizde keşfedilmiş ilk yerleşim yerlerindendir. Günümüzden 8800 yıl öncesine tarihlenmektedir. İsa'dan 6800 yıl öncesi yani. Çatalhöyük, çevredeki düzlükten 21 metre kadar yüksek olan yan yana iki tepecik halindedir. Bu yükselti yerleşim yerindeki evlerin yıkıldıktan sonra kendi molozları üzerinde yeniden inşa edilmesiyle oluştuğu biliniyor.

Güney Korugan içinde kalıntılar...


8800 Yıllık kentte toprak duvarlar ve ağaç gövdeleri üzerinde yine toprak damlı bitişik evler ortaya çıktıkça kazı alanın korunması için iki büyük korugan inşa edilmiştir.

Kuzey Koruganının içinden


Aynı koruganın dıştan görünüşü... 8800 yıllık kente modern bir örtü 
çelişkili görünse de yararlı olduğu açık...



Bir evin tabanı


Arkeologlar, Çatalhöyükte yaşamın böyle olduğunu düşünüyor...

Çatalhöyük buluntuları hakkında bilgi içeren afiş. Henüz çömlekçilik bilinmediği için alanda seramik eşyalar bulunmamıştır. Evlerin duvarları resim ve el baskılarıyla, boğa baş iskeletleriyle süslüdür. Obsidiyen ayna, taş, kil, kemik, deniz kabuğu boncuklardan yapılmış kolyeler ve evlerin içinde, sekilerin(sedir-platform) altına gömülmüş insanlara ait mezar hediyeleri bulunmuştur.

Bir evin duvarında kırmızı aşı boyayla yapılmış Çatalhöyük manzarası. Arkada faaliyet halinde bir volkan (muhtemelen Hasan Dağı) görünüyor. Fotoğrafta ören yeri kenarında yapılmış bir temsili Çatalhöyük evinin duvarına tıpkısı yapılmış. Aslı Anadolu Medeniyetleri Müzesinde...

Geniş bilgi için:

http://www.sehirplanlama.org/index.php?option=com_kunena&func=view&catid=200&id=414&Itemid=36

Toplumsal yasam için:

http://arkeofili.com/?p=7974



22 Ocak 2015 Perşembe

KIRKGÖZ HAN

1236 ile 1242 arasında Selçuklu Sultanı olan II. Giyaseddin  Keyhüsrev (bin Keykubat) tarafından Antalya'nın Döşemealtı İlçesi, Kırkgöz'de yaptırılmıştır. Antik Pamfilya ile Psida bölgeleri arasındaki yolun Antalyaya yaklaşık 30 km uzaklıktaki ilk hanıdır. Yaklaşık 2,5 dönüm alan kaplar. Bir kale kadar olmasa da oldukça yüksek duvarlara, dışa çıkık görkemli ancak işlemesiz bir kapısı, avlunun iki yanında sivri Selçuklu kemerlere sahip revakları ve girişin tam karşısında cephenin tamamını kaplayan büyük bir kapalı alana sahiptir. Ayrıca kervansaray içinde kuyu, fırın, hamam hatta hapishane olarak kullanılan bölümler vardır.

Kırkgöz hanın üzerinde yer aldığı antik yol, yöre için çok önemliydi. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar kullanılmıştır. 4 metre genişliğindedir taş döşeme olarak yapılmıştır. Döşemealtı ilçesi adını bu yoldan alır.


Kırkgözler Han giriş cephesi


Avlunun iki yanında yer alan revaklar.

Han içindeki duvarlarda yer alan az sayıda süsleme ve toplama
taşlar...

20 Ocak 2015 Salı

EFLATUN PINAR HİTİT ANITI

Hitit İmparatorluğu başkentinden çok uzaklarda Hitit anıtlarına rastlanır. Kapadokya'da, Konya 'da, Manisa'da... Konya Ereğli İvriz'de ki ünlü kaya kabartması gibi bir su anıtı olan Eflatunpınar Anıtı Konya Beyşehir İlçesine 22 km uzaklıktadır. M:Ö. 13. yüzyılda yapıdığı sanılmaktadır. Beyşehir -Şarkikaraağaç yolundan ayrılan Sadıkhacı Köyü yakınlarında bulunur.

Anıt toplama taş bloklarla oluşturulmuştur. Kare şeklinde 30x34 metre boyutlarında yani yaklaşık 1 dönüm alanında bir havuz, kuzey duvarında yedi metre uzunluk ve yine yedi metre yükseklikte üzeri kabartma figürleriyle süslü yüksek bir duvardan oluşmuştur. Birçok çeşitli boyuttaki taş blok üzerindeki figürler tek bir kompozisyon oluşturmaktadır.

Yüksek duvar üzerindeki figürlerin en alttaki beş tanesi  Hitit dağ tanrılarını temsil etmekte ve üç tanesinin göbeklerinde havuzun arkasındaki arktan gelen suyun döküldüğü delikler vardır. 
Ortadaki iki uzun kaya üzerinde Fırtına Tanrısı Teşup ve eşi Güneş Tanrıçası Arinna(?) figürleri yer alır. En üstte yer alan biri tüm duvar boyu kiriş gibi uzanan büyük ve altındaki iki küçük güneş kursu dışındaki 10 figür hayvan başlı mitolojik yaratıklardır. Bunlar elleriyle güneşin yer aldığı gök kubbeyi taşır durumdadırlar.

 Çevrede birçok heykel parçası bulunmuştur. Bunlardan biri de yandaki üçlü boğa heykelidir.

12 Ocak 2015 Pazartesi

SELİME MANASTIRI

Selime Kasabası Kapadokya'nın en ünlü vadilerinden biri olan Ihlara Vadisi'nin çıkışındadır. Kasaba adını Selime Hatun Türbesinden alır. Aslında türbe, Aksaray ayan ve paşalarından Ali Paşa için ailsesinden Selime Hatun tarafından yaptırılmıştır. Kasaba tarihi Hititlere kadar uzanmaktadır. Ihlara Vadisinden geçen Melengeç Çayı, kasabaya da can verir.


Selime kasabasına adını veren Selime Hatun Türbesi....
Selime Kasabası Ihlara Vadisinin çıkışında yer alır. Melengeç Çayı kasabanın içinden geçer... Manastırdan Ihlara Vadisi...
Selime Kale Manastırı
 Selime Kasabasının tarihi, dini ve turistik açıdan önemi, kale şeklinde yapılmış manastırından kaynaklanır. 8. ve 9.  Yüzyılda yapımına başlandığı düşünülen Manastır, hem çok önemli bir dini merkez hem de bir askeri üs olarak kullanılmıştır. Kapadokya'nın en büyük kale-manastırıdır. Manastır içinde kurulan pazara mal getiren develerin orta bölüme kadar çıkabilmesi için kayalar içine yüksek ve geniş bir koridor oyulmuştur. Üst kısım ise surları ve mevzileri ile bir kale olarak inşa edilmiştir. Kapadokya'da her yerde karşımıza çıkan kaya oyma kiliseler Selime manastırı içinde de çok sayıda bulunur. Bölge din adamlarının yetiştirildiği ve barındığı, askeri ve dini toplantıların yapıldığı Kapadokya'nın bu en büyük kale manastırı günümüzde çok sayıda turistin ziyaret ettiği bir ören yeridir.
Manastır'dan 


Manastır mutfağının tavanı
piramit şeklinde oyulmuştur... 
Manastırın mutfağı.
Selime Manastırının piramit şeklinde tavanına sahip olan mutfağı çok ilginçtir. Tamamen kayaya oyulmuş ve çok sayıda insan için yemek pişirebilecek kadar büyüktür. Yukarıdaki fotoğrafta görülen duvara sıralı nişler, mutfağı aydınlatan kandiller için yapılmıştır.

Manastır yapılarından biri...

Yapının duvarından bir ayrıntı...

Selime Katedrali

Katedralin sütunlarından biri...
Katedralin 10. YY sonunda yapılmış freskolarında İsa'nın göğe yükselişi, müjde, Meryem gibi figürler yer alır.
Roma döneminde baskı altında ibadetlerini gizli yapan hristiyanlar, 313 yılında yayınlanan Milano fermanı ile serbest ibadet izni verilince dünyadaki ilk yüksek sesli ayinlerini burada yapmıştır.


Kale Manastırın dışında yine kayalara oyulmuş küçük bir kilise  
Küçük kilisenin duvarından bir fresko...