24 Nisan 2010 Cumartesi

Kızılağaç Köyü - Milas




Hem köy, hem etnoğrafya müzesi, bu Türkmen köyüne Milas-Söke karayolundan ayrılan 11 km'lik bir asfalt yolla kolayca ulaşabilirsiniz.

8 Nisan 2010 Perşembe

Milas Müzesinden


Şimdi biraz Bodrum'un gölgesinde kalmış olmasına karşın tarihte bölgenin en parlak kenti olduğu dönemler de vardı. Milas'ın küçük, alçak gönüllü müzesinde cilalı taş baltalardan, Karya, Helenistik, Roma ve Bizans dönemine kadar tarih ve kültür ürünleri sergileniyor.

7 Nisan 2010 Çarşamba

Euromos - Zeus Tapınağı



Anadolu'nun en iyi korunmuş tapınaklarından biri, Milas ilçesinin Selimiye beldesi yakınlarındaki Euromos Antik Kenti'ndeki Zeus Lepsynos Tapınağıdır. M.S. 2. yy.da, (Roma İmparatorluk döneminde) bir arkeik çağ tapınağı üzerine inşa edilmiştir.
Korint stili yapının sütunları üzerinde görülen yazıtlar, sütunun kentin farklı aileleri tarafından adak olarak yaptırıldığını göstermektedir. Örneğin 5. sütunu fizikçi Menekrates ve kızı Tryphania adamıştır.
Tapınağın arka tarafında Karya'lıların çok sık kullandığı bir sembol olan Tanrı Zeus'un çift ağızlı kutsal baltası Labris kabartması yer alır.

6 Nisan 2010 Salı

Selçuk Müzesi Sokrates Odası Düzenlemesi


Efes Antik Kentinin zenginleri Yamaç Evler diye adlandırılan kesimde oturuyordu. Yamaç evlerden birinin duvarında ünlü düşünür Sokrates'in kırmızı zemin üzerine yapılmış resmi bulunmaktaydı. Bu duvar resmi şu anda Selçuk Müze'sinde sergileniyor. Duvar resimleri, büstler, niş içindeki Avcı Artemis heykeli, yer mozayikleri, mankenler ve zamanın eşyalarının benzerleri kullanılarak müze içinde ilginç bir düzenleme yapılmış.

Selçuk Müzesinin Eros'ları


Eros'u kim bilmez. Oklarını insanların kalbine göndererek aşık olmasını sağlayan o tombul kanatlı sevimli ve şakacı genç tanrıyı.
Aşk Tanrıçası ve güzeller güzeli Afrodit'in oğludur.
Efesliler onun çeşitli heykelciklerini evlerinde bulundururdu. Fotoğrafta Selçuk Müzesindeki birçok Eros'tan seçmeler görüyorsunuz. Ortada yer alan büstün göz alıcı güzelliği çok dikkat çekici. Hemen altında ünlü yunusa binmiş Eros heykelciği yer alıyor. Sağ altta annesi Afroditle birlikte görülüyor.
Sol üstteki heykelcik güzelliğiyle Afroditi kıskandıran ve aşk tanrısı Eros'u kendine aşık eden Psykhe, Eros ile sarmaşmış olarak yontulmuş.

5 Mart 2010 Cuma

Bodrum Kalesinden... Uluburun Batığı

Bodrum Kalesindeki Sualtı arkeoloji müzesinde sergilenen Uluburun Batığı:
"Tunç Çağı Batıkları salonunun ikinci ve üçüncü bölümlerinde bulunan Uluburun Sergilemesi Temmuz 1999 da açılmıştır. Birinci salona girer girmez karşımıza batığın birebir replikası çıkar. Mavi zeminde gerçekleştirilen deniz tabanı görüntüsü ise bizlere teknenin ilk kez görüldüğündeki halini yansıtmaktadır. Burada geminin alt kısmı Suriye , Mısır ve Kıbrıs'tan yüklenen yüklerin nasıl taşıdığını göstermesi açısından açık olarak yapılmıştır.Dünyanın bilinen en eski batığı olarak tanımlanan ve Uluburun açıklarında ki batık Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nin en önemli ve özel sergilemesidir. Milattan Önce 14. yüzyıla tarihlenen batık ilk kez Bodrumlu süngerci Mehmet Çakır tarafından görülmüş. Bodrum Müzesi tarafından 1982 yılında gerçekleştirilen ilk bilimsel dalışın ardından 1984 -1994 yılları arasında on yıl süren kazıları Texas Üniversitesinden George Bass ve daha sonra Cemal Pulak başkanlığındaki heyet tarafından gerçekleştirilmiştir."
http://www.bodrum-museum.com

Batıkta ana yükü; 365 bakır külçe, 1 ton kalay külçe ve yüz testi içinde reçine oluşturmaktaydı. Ayrıca Uluburun Batığı'nda bulunan çok değerli buluntular da müze salonlarında sergileniyor.

Bodrum Kalesinden...

Bodrum kalesi (St. Peter Kalesi) iki liman arasında kayalık bir alan üzerinde kurulmuştur. Antik çağda önce ada olan bu alan sonraları kente bağlanarak yarımada durumuna gelmiştir. 1406 - 1523 tarihleri arasinda inşa edilen St. Jean Sövalyeleri'nin kalesi, kare planlı, 180 x 185 m. ölçülerindedir. İç kale içinde değişik ülke adları verilmiş kuleler bulunmaktadır. En yüksek kule deniz seviyesinden 47.50 m. yükseklikte olan Fransız Kulesi'dir. Diğer kuleler İtalyan Kulesi, Alman Kulesi, Yılanlı Kule ve İngiliz Kulesidir. Kalenin doğu duvarı dışında kalan bölümleri çift beden duvarları olarak takviye edilmiştir. İç kaleye 7 kapı geçilerek ulaşılır. Kapılar üzerinde armalar bulunmaktadır. Armalar üzerinde haçlar, düz veya yatay bantlar, ejder ve aslan figürleri bulunmaktadır. İç kalede Sapelin alti dahil olmak üzere 14 sarnıç vardır. Kale korugani, çiftli duvarlar arası su hendeği, asma köprü, kontrol kulesi, II. Mahmut tuğrası kalenin göze çarpan yerlerindendir. Bodrum Kalesi, 19. yüzyil sonunda kalenin hapishane olarak kullanıldığı dönemde bir hamam yapısı ile Osmanlı niteliği kazanmistir. Kale bugün Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır. Müze koleksiyonlarında bulunan eserler Türk hamamı, Amphora sergilemesi, Doğu Roma Gemisi, Cam Salonu, Cam Batığı, Sikke ve Mücevherat Salonu, Karyalı Prenses Salonu, İngiliz Kulesi, İşkence ve Katliam Odaları ve Alman Kulesi'nde sergilenmektedir. Ayrıca, 33.5 dönüm genişliğindeki bir arazi üzerine kurulmuş olan kalede açık mekanlarda da eser sergilenmektedir. Müze, 1995 yılında Avrupa'da Yılın Müzesi Yarışması'nda "Özel Övgü" ödülünü almıştır.
Vikipedi

1 Mart 2010 Pazartesi

Lagina

Lagina; Muğla ili, Yatağan ilçesi, Turgut Kasabası sınırlarında "Kapıtaş" mevkisindedir.
Burada tanrıça Hekate'ye (*) ait bir kutsal alan ile bu kutsal alanın çevresinde yerleşimler bulunmaktadır. Antik kalıntılar Yatağan-Milas karayolunun 1. km'sinden (Yatağan Termik Santrali yanından) sağa ayrılan yolu takiben 9. kilometrededir. Asfalt yol Hekate kutsal alanına kadar ulaşmaktadır. Burada giriş kapısı (propylon), kutsal alanın etrafını çevreleyen duvar (peribolos), kutsal alan içerisinde üzeri kapalı dinlenme ve gezinti yerleri (stoa), kurbanların kesilip tanrıçaya sunuların yapıldığı yapı (altar) ve içinde tanrıçanın heykelinin yer aldığı tanrıçanın evi (tapınak) ile rahip evleri vardır....
İlk Türk müzecilerinden birisi olan Osman Hamdi Bey, 1891-1892 yıllarında burada kazılar yapılmış ve o güne kadar bulunan eserleri toparlayarak İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne götürmüştür.
Lagina Hekate kutsal alanı Stratonikeia'nın kült yeri, bölgenin de dini merkeziydi. Stratonikeia antik kentine yaklaşık 9,5 km uzunluğunda, 3-3,5 m. genişliğinde kutsal bir yol (sacra via) ile bağlıydı...
(Yrd. Doç. Dr. Bilal Söğüt-Pamukkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü)


(*) Hekate kötülük, büyü, yer altı, karanlıklar tanrıçasıdır. Ölülerin kraliçesi olan Hekate yer altı dünyasının kapısının anahtarını elinde tutardı. Ayrıca Hekate yolda kalanların, hırsızların, tüccarların ve özellikle de falcıların tanrıçası olarak da biliniyordu.
http://turabisaltik.blogcu.com/buyu-ve-kotuluk-tanricasi-hekate/3204064

28 Şubat 2010 Pazar

Stratonikeia Anıtsal Kapısı


Stratonikea Muğla'nın Yatağan ilçesi'nin 6-7 km. batısında, Yatağan-Milas karayoluna 1 kilometre mesafede yer alır.

Kent, MÖ 3. yüzyılda kurulmuştur. Kuruluşu bir aşk öyküsüne dayanır. Suriye kralı I. Seleukos'un oğlu Antiokhos üvey annesi Stratonike'ye aşık olur. Bu umutsuz aşk nedeniyle hastalanır ve ölmek üzereyken durumu öğrenen kral eşi Stratonike'yi oğluna verir. Antiokhos iyileşir önce üvey annesi sonra eşi olan Stratonike'yle birlikte Karia'ya gelir ve sevgili eşinin adına Stratonikea kentini kurar...

Fotoğrafta görülen anıtsal kapı, kentin kuzey kenarındaki ana giriş kapısıdır. Büyük mermer bloklardan oluşmaktadır. Geniş ve ince taş duvarcılığı ile örülmüştür. Bu kapının üzerinde kemer olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Kapıdan sonra sütunlu bir alanın ve yolun varlığı görülmektedir.


Selenanın Aynası (Bafa Gölü)





Bir zamanlar Bafa Gölü, Söke ovasının bu günkü yerinde yer alan Latmos Körfezine bağlı bir koydu . İyonya ile Karya'yı ayıran sınırların geçtiği bölgenin kuzeyinde antik çağın en önemli kentlerinden İon Milet, güneyinde ise Karya'lı Heraklia yer alır.






...................
Öyle durgundu ki suları Bafa'ın
Ay tanrıçası Selena, ona bakarak tarardı
Her dolunayda sırma saçlarını.
Ve Bafa bu nedenle kazandı,
Selena'nın Aynası sıfatını.

Çoban Endimon'u böyle güzel bir gecede
Ay ışığında davarını yayarken ve
Beşparmak Dağından ona bakarken gördü.
Selena, tanrıydı tanrılığına ama,
Sapına kadar İyon
Ve dişiydi sapına kadar...
O güzelliği görür de nasıl aşık olmaz,
Tanrı bile olsa insan...

Tanrılar ise hoşlanmadı bundan...
Ne demekti tanrıyla aşk yaşayan çoban.
Gerçi Zeus çok ölümlüyle fındık kırmıştı ama
Yine de Olimpos'ta toplandılar,
"Suçlar ve cezalar hep insanlarındır ya..."
Tanrılar kurulunca
Sonsuz uyku cezasına çarptırıldı Endimon...

Derler ki hâlâ o zamanlardaki gibi
Her gece gelir Selena
(ve dolunaylarda herkes şahit olur buna)
Sabaha kadar sevişmek için,
Sonsuz uykunun koynundaki aşkına...