Arapların Anadolu'ya yaptıkları akınlar sonrasında (MÖ 9.YY) Bizans İmparatorluğu tarafından Roma döneminden kalan taş temeller üzerine tuğla kullanılarak ilk yeniden inşası yapılmıştır.

Kütahya Kalesi sık yerleştirilmiş burçları ve mancınık yerleştirilmek üzere yapılmış U şeklindeki yapılarıyla dikkat çeker. Burçlarının 84 tane olduğu bilinmektedir.

Yine Bizans Döneminde Selçuklu akınlarına karşı güçlendirilen ve sırayla taş ve tuğla elemanlarla ikinci kez inşa edilen kalenin mancınık taşıyan U şekilli kuleler bu dönemin eseridir.
14. YY'da Germiyanoğulları Beyliğii Kütahya'yı başkent yaptı. Bu dönemde kale yeniden elden geçirildi. En yüksek noktasına bir iç kale ve ikinci bir dış sur inşası bu 3. yeniden yapım sırasında gerçekleştirildi. Bugün halen kullanılan Kale-i Bala Camii de bu dönemden kalmadır. Aşağı Kalede yer alan mescit, Selçuklular'dan kalan tek eserdir ve daha önce yapılmıştır.
Kale-i Bala Camii. |
![]() |
İç kalenin aşağıdan görünüşü. Burçların sıklığı dikkat çekiyor. |
Son yeniden inşa, Evliya Çelebi'ye göre, Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı Döneminde, Anadolu'da baş gösteren üç önemli ayaklanmada kale isyancılara karşı dayanmıştır.
![]() |
Kaleden Kütahya'ya bakış... |
![]() |
Burçlardaki bir delikten manzara... |
Bugün iç kalenin en yüksek noktasına, tarihi burçların ortasına yuvarlak bir lokanta yapılmıştır. Tarihi eserlerin halkın ilgisi ve kullanımına açılması için doğru bir yöntem mi bilmem ama bu ülkemizde çözülmüş bir sorun değil bence... (Örnek: Sıvas Buruciye Medresesi, Şifahiye Medresesi içindeki turistik tesisler, Efes Celsius Kütüphanesi önündeki ziyafet vb.)
![]() |
Kalenin içindeki lokanta tesisi... :( |